Anna Karenina romanındaki Levin karakteri Tolstoy'un kendisiymiş, bunu üç gün evvel Zweig söyledi.

by - Mart 01, 2017



   Evet, üç gün evvel Zweig'dan duydum bunu. Garip bir gündü zaten o gün -unutulmayacaklar listesine eklenen cinsten-. Nerden çıkmıştı bu Zweig. Hem zaten geçenlerde, Milan Kundera, Anne Karenina romanının sonunda ne olacağı hakkında spoiler verince ona da gıcık olmuştum.
  Sen, yüzüme yeni uzamış tırnaklarınla dokununca hemen şakaklarımın orada iki tane sivilce fark ediyorsun ve ''bunlar da kim?'' diye soruyorsun. Ben de Adalar diyorum. Biri Büyük diğeri Burgaz. Hatırlarsın bir gün, lodoslu bir gün, kendimizi senin çadırında tek kişilik tuluma sığmaya çalışırken yakalamıştık. Sonra sığamamıştık ve ben nerdeyse sabaha kadar hiç uyumayıp uykumu aramaya çıkmıştım. Uykumum bir yere gittiği yoktu aslında hemen yanıbaşımdaydı ama hava soğuktu birazcık ve benim hemen uzandığım yerde ufak bir taş sırtıma batıp duruyordu. Gel de uyu! Bana beni niye uyandırmadın ki diye yakınabilirsin ama dur yakınma hemen, kıyamamıştım ki seni uyandırmaya ve zaten bir saat, iki saat diyince sabahı bulmuştum. Ama itiraf etmeliyim ki sen tatlı tatlı uyurken sana sarılmak ve karanlıkta yüz hatlarını doğru yere oturtmaya çalışmak yeterince keyifliydi.
  Sonra metroda bulduk yine kendimizi, Coffee and Cigarettes filmi sonrası, öncesinde elmalı turta, süt, sufle ve dondurma karışımı garip bir tatlı yemiştik, kendi üretimimiz olan. Yediğimiz tatlıdan belliydi karışık şeyler bizi bekliyordu filmin tam tersine. Ne diye filmdeki her harekete bir anlam -anlamlar- yüklemeye çalıştığımı anlamıyorum. Salaklık!! Bazı filmler sadece o an izlenir ve keyif alınır. Sonrasında beylik laflar etmeye gerek yoktur.
  Ama sen çok bahtsızsın be sevgilim, kendi hakkında hiç bir fikri olmayan biri ile yürümeye, konuşmaya ya da yolculuk yapmaya niyetlenmişsin. Zor be canım, zor.

You May Also Like

0 şîrove

Ev jî nû derketine!