Hayata Yeniden Başlama Operasyonu
Ne yazacağını
bilemiyor insan çoğu zaman, özellikle de ben, hele ki üzgünsem. Nasıl
başlamalı? Jim Jarmusch filmleri gibi telaşsız mı yoksa Hitchcock filmleri gibi
asıl suçluyu saklayıp başkasını suçlayarak mı? Nizanim, naxwazim bizanim. Lê
nikarim birevim jî...
Getirdiğin
çiçeklerin biri hâlâ ilk günkü gibi, diğer birtanesi direniyor ve diğer ikisi öldü.
Ölenlerin bir tanesini gömmedim. Ölü ölü hayatın tadını çıkarsın dedim. Diğer
ölü mor çiçekleri gömdüm ve yerlerine sarı papatya tohumu ektim. Ölülere bakmak
daha kolay arada su veriyorsun bitiyor ama yeni tohumlara bak zor, her gün
nemlendirmek gerekiyor toprağı. Ama yeşermeye başladılar, mutluyum. Çocuk
bakıyormuş gibi özenle bakıyorum ilerde sarı papatya olacak bir kaç ipincecik
otlara. Çiçek yetiştirmek de alışkanlık hatta ritüel gibi. Ben mesela, her
sabah kalkıyorum, ne kadar büyümüş diye bakıp toprağına bakıyorum gerekirse perdeyi
açıyor ya da çekiyorum. Sonra bunun suyu var, ayvası var narı var ve daha neler
neler...
5 haziran 2017,
sıradan bir yaz günü değil. Getirmediğin çiçekler de öldü ya da direniyor ya da en kötüsü öldüler ama gömülmediler.

0 şîrove