Ben güneşlenmeyi severim efenim

by - Şubat 08, 2018



    
     Efenim, serin serin esen çöl rüzgarının ten yakan sıcağından sanki vizeniz bitmiş de zabitler sizi yakalarsa size para cezası verecekleri yetmiyormuş da bir de sizi geri göndereceklermiş gibi kaçmış, kendinizi kuzey soğuğu dedikleri bilmem eksi kaç derecenin içinde bulmuşsunuz. 

  Geceleri bir çölün ne kadar soğuk olacağı konusunda yeterince tecrübelisiniz efenim, hem siz başınıza örtünüzü sarmalayıp saatlerce at üzerinde zaman geçirensiniz, lâkin, kuzey dedikleri bu küçük cihanın nasıl bir dondurucu havası olduğunu geceler boyunca yağan karın durup, yavaş yavaş buzlanmaya başlamasından itibaren iliklerinizde hissedersiniz, çöl soğuğuna benzemez. Güneşin doğmasından sonra da bu soğuklar devam eder ve cihan-ı kuzey buna alışmayı, bununla yaşamayı öğrenmeyi emreder. Ve eğer zihnim beni aldatmıyorsa siz soğuk havalarda sanki titreşim modundaymış gibi hissettiğinizin altını çizerdiniz. Sizin bu deyişiniz aklımdan çıkmıyor olmalı ki kuzey soğuğundan gelip, kendimi evime atıp, odamdaki deri gri koltuğa oturduğumda birisinin beni titreşim modundan çıkarıp sessiz moduna aldığı konusundaki garip hissiyatları üzerimden atamıyorum. Ama size soğuk suya atlama ihtimaliniz sorulduğunda ‘ben güneşlenmeyi severim efenim’ cevabını veriyorsunuz. Kuzey soğuğunun pay-i tahtına gelip güneşlenmekten bahsetmek de bariz bir kafa karışıklığının işareti gibi geliyor efenim. Amma velakin, buraya sırf yazmış olmak için yazdığım bazı cümlelere pek aldanmamalı. Soğuklar ve sıcaklar ile ilgili olarak da ‘ben insanlardan ziyade kendimden korkarım’ diyorsunuz. Söylemiş bulunduğunuz bazı cümleleri yan yana getirip bir anlam vermeye, mânâ yüklemeye çalışırken, size yükseklik korkusu teşhisi koymayı doğru buluyorum. Yükseklik korkusunun yanına derin sulara da atla(ya)mama diye küçük bir not ekliyorum. Bu küçük ama büyük rahatsızlıklara antibiyotik iyi gelir diye pembe bir yalan uyduruyorum, akşam haberlerinde sizin de göreceğiniz. Fakat, unutulmamalı ki artık derman-satar (eczacı) arkadaşlar antibiyotik dediğimiz ilacı reçetesiz satmıyor, ısrarla doktor müsaadesi istiyorlar. 

  Bir perşembe gecesi yazıyorum bu blogu, lütfen okumayın onu pazartesi günleri. Son bir dileğim var sizden, zaman kötü arşidükleri bile vuruyorlar, siz dikkatli sürün.    

You May Also Like

0 şîrove

Ev jî nû derketine!