Kolomb'un Amerikayı Keşfettiğini Sandığı Zamanlar Ben Meraklı Bir Papatya idim
Gemiden inince ilk işi alıcı gözlerle etrafa bakmak oldu ve sıcaktan hoşlanmadığını belli eden tiksinmiş bir yüz ifadesiyle eskimiş kareli mendiliyle alnındaki ter damlacıklarını sildi. Biraz heyecanlıydı da elleri titriyor, gözleri parlıyordu -yeni bir yer görmenin verdiği heyecan-. Onu biraz daha izleyince boynumun uyuştuğunu hissettim ve arkasında bıraktığı koca koca gemilere bakmaya başladım. Ayakkabısı şu lastik olan içine su kaçınca şapur şupur ses çıkaran tipten olmalıydı ki o yürüdükçe ses de yükseliyordu beraberinde. Yavaşça yapraklarımı kapatıp beni ezmemesi için gizlenmeye koyuldum daha doğrusu gizlenmiyor yolunu değiştirmesi için içimden bir şeyler sayıklıyordum. Yapraklarımı kapatıp üstümü örtünce kapkaranlık -gece- oldu her yer. Ayakkabısından çıkan o plastikle suyun bir ayak altında ezildiğini gösteren -vıcık vıcık- ses çok yakınımdaydı. Dayanamayıp çıkarttım üstümden o beyaz örtüyü -seviyor, sevmiyor, seviyor, ...- ve burnumun dibinde plastik ayakkabı kokusu - ayak kokusu da dahil-.
Fark etti beni ve;
- Aaaa ne güzel bir papatya dediğini hatırlıyorum.
(Gözümü açtığımda bir hastanede yatıyordum :) )
Gulsuma Demir
( Toplumsal Cinsiyet ve Hafıza Turları- Hikaye Anlatıcılığı ve Performansı)

0 şîrove